- Sayın Yetkili. Her şeyden önce bizimle bu löportajı yaptığınız için....
- Kes!
- Eee... Peki kameraman arkadaşa...
- Sus!
- O zaman soru sorsam?
- Sor!
- Mutlu musunuz sayın yetkili?
- Dün.
- Bugün?
- Dün...
- Anlıyorum. Sayın yetkili, İstanbul Efsaneleri sürümünden 10 yıl sonra, bugün bile büyük bir sevgi ve övgüyle anılıyor. Adeta ülkemizde bir çeşit dönüm noktası olarak niteleniyorsunuz. Bu başarının sırrı nedir acaba?
- Pekmez.
- Anlayamadım?
- Pekmez!
- Sadece pekmez mi? Bu kadar basit mi yani?
- Yumurta...
- Evet... Eminim benzeri sorular hayranlarınızdan da geliyordur, malum, büyük bir hayran kitleniz var ama...
- Var.
- ......Şey... Eee... Ben sorayım yine de, lopörtaş açısından. Oyunu yaparken neler hissettiniz?
- Kuytu.
- Karmaşık bir felsefi yapınız olduğu herkes tarafından biliniyor. Ancak halka inip, daha açıklayıcı olamaz mısınız?
- Kuytular.
"Abi şeysine şey sıkışmış, o yüzden devam etmiyormuş..."
- O yılların şartlarında piyasaya oyun sürmeniz çok takdir ve şaşkınlık uyandırmıştı, değil mi?
- Şart.
- Yorum yapmayacak mısınız?
- Yor!
- Çattık yahu... Peki, yeni başlayan gençlere ne tavsiyeriniz olacak sayın yetkili?
- Pekmez.
- Başka yok mu? Gençleri merakta bırakmayın. Bakın şu anda hepsi sizi büyük bir merakla bekliyorlar.
- Yumurta.
- Anlaşıldı. O zaman zamanda nostaljik bir yolculuk yapıp, Lale Savaşçıları sonrasına dönelim isterseniz...
- Dön.
- 1996 sonrası, halka açılmamış pek çok çalışmanız olduğunu biliyoruz.
- Yok.
- Sayın yetkili, İstanbul Efsaneleri hakkında roman, kutu oyunu, hatta kart oyunu fikirleriniz papparaziler tarafınan tespit edildi, inkar etmeyin.
- Papa Rıza...
- Anlayamadım?
- Rıza.
- Çattık yahu, tipe bak! Sayın yetkili...
- Ne?
- Kızmayın sayınım yetkilim. Bir de çok merak edilen bir konu var: Oyunun İkinci Bölümünün lale devrinde geçtiği ve başkötünün bu sefer Patrona Halil olduğu konusunda söylentiler dolanıyordu bir ara. Adı da "Devr-i Lale" imiş, doğru mu acaba?
- Tellak.
- Evet... Söylentiler diyorum... Doğru mu? Oyunun ikinci bölümünü hazırlayacak mısınız? Dışarıda insan kitleleri bu sorunun cevabını duymak için birbirini eziyor sayın yetkili.
- Gılôbâl.
- Olacak yani?
- ...
- Olmayacak mı?
- ...
- Oyuna neden "Devam Edecek?" yazdınız peki o zaman be laleler?
- Navar?
Ve öylece durdular...
- Eee, kızmayın canım, ben anlıyorum sizi... Peki insanları böyle merakta bırakmaya hakkınız olduğunu mu düşünüyorsunuz sayın yetkili? Bunlar dünya barışı için kritik sorunlar değil mi?
- Yes.
- Devam edecek mi peki?
- Ne?
- Oyun diyorum arkadaşım, İstanbul Efsaneleri devam edecek mi? Allah Allah yahu! Lale Savaşçılarına neden Birinci Bölüm diye yazdınız onu soruyorum.