Herşey 1993 yılının son gecesi başladı. Özgür ile Özgür soğuk Şişli sokaklarında yürürken. On yılı aşkın zamandır oyunun yazılma kararının verilişi öyküsünü her fırsatta anlattığımız için tekrarlamak yersiz.
Ancak oyunun tasarımının nasıl yapıldığından biraz bahsetmek istiyorum. Çünkü uzun yıllardır çok sık gelen bir soru bu: "Abi nerden aklınıza geldi."
Aslında Özgür'ün değil Özgür'ün aklına geldi fikir. Ve gaz birden başladı. Özgür ile birlikte oturup aklımıza gelen her şeyi yazdığımız bir dönem hatırlıyorum. 3 ay kadar sürmüştü. Ve biz her zamanki gibi (gazla çalıştığımız için) yeterli hazırlığı yapmadan yazmaya başlamıştık programı.
Aslında tam hatırlamıyorum bu kadar çok şeyi nasıl ve neden çıkardık? Ama şunu hatırlıyorum, çok debelenmiştik. Fikir o kadar güçlüydü ki, İstanbul'un cehaletin karanlık pençesine düşen sokaklarında hasımlarına küfür eden ve çöp tenekesi kapakları, t-cetvelleri ve levreklerle birbirine giren magandalarla lavukların öyküsü bizi cezbedivermişti.
Oyunu yazmamız 1 yıl kadar sürdü. Amiga için bir programlama dili olan AMOS kullanmıştık. Özgür de ben de gerçekten çok ve ağır çalıştık. Yaptığımız şeyin bunca takdir görmesinin asıl nedeni de, bu debelenişin bir şekilde oyunda hissedilmesi herhalde. Elimizde gerçekten az imkan vardı. Grafiklerde bir koordinat hatası olunca Amiga'yı resetleyip, disketten grafik programı çalıştırıp, hatayı düzeltip, tekrar program editörünü boot etmek ne demektir acaba bu yeni kuşak anlayabilir mi? Biz de o zaman anladık işte.
Neler yaptık yahu... FRPOS diye bir çeşit yan programlama dili yazmıştık. Öyküyü bilgisayar da anlasın diye. Bu konularda Özgür'den çok Özgür çalıştı herhalde. Bir de Tuncay Talayman. Gerçekten dönemin bilgisayar rpg oyunlarına rakip bir oyun yaptıydık. Hem de kesinlikle daha eğlenceli olmuştu. "Bizden bir şey" olması da cabası.
O günlerdeki çabamızı düşünüyorum da, gerçekten 3 genç insanı (aslında insan değil, siliconian) sabahtan akşama kadar karanlık bir odada 1 yıl oturtacak güç ne ola? Cevabı basit aslında: O zamanların şartlarında gerçekten inanılması zor bir maceraydı bu kalkıştığımız, hemi de başardığımız şey. Lale Savaşçıları hem gelecek yıllar boyunca herkesin kafasında önemli bir mihenk taşı oluşturacak bir şeydi, hem de Türkiye'de insanların pek çoğunun en temel sorusunun cevabıydı:
"Acaba biz de yapabilir miyiz?"
Bunca yıldan sonra, herkese tekrar teşekkür etmeyi borç biliyorum.
Öbür Özgür
Hala bir Amiga'sı olanlar oyunu buradan indirip oynayabilir. Oyun emülatörlerde (bkz. UAE (http://www.freiburg.linux.de/~uae/) / WinUAE (http://www.winuae.net/)) de neredeyse hiç ayar gerektirmeden çalışacaktır. İyi oyunlar...
| ||||
| Nası Yani? | İstanbul | Lale Savaşçıları | E Sonra? | (English) |
| StillPsycho |